Ah evet, ben de bu batağa düştüm sevgili gönül dostları. En son Temple Run'da kafayı yemiştim. Şimdi ise birbirimize can gönderip duruyoruz.
Pek sabırlı bir insan olmadığım için seviyeler ilerledikçe sinir geliyor zaman zaman. Eski "geçiim mi abi" geleneğini kendi adıma iyi oynayan arkadaşlara "geçsene abiii" formuna dönüştürdüğüm oluyor.
Aslında işin biraz da pazarlama kısmına bakarsak oyunun emektar üç taş döndürmece Bejeweled'dan mantık açısından bir farkı yok. Ama çok daha oyuncaklı ve bir çok puzzle içeriyor. Ayrıca pek de renkli neşeli. Peki bu kadar bağımlılık yapma sebebi ne?
Bejeweled türü oyunlarda "bölüm geçme" konsepti yok. Bunda ise 300 küsür bölümü geçmek için sürekli uğraşma hali söz konusu.
Bunun dışında oyunu yaratanlar 5 can sınırı yaratarak insanların sürekli paylaşımda bulunmasını da sağlıyor. Hoş saatini ileri alanlar fake hesap açıp kendine can gönderenler de var tabii. (Daha yapmadım bunu ama niye yapmıyorum ki)
Ayrıca reklam verme konusunda çok başarılı bulduğum bir uygulama yapıyorlar şu anda. Canınız bittiğinde bir reklamı belli bir süre izlerseniz yeni can alıyorsunuz. O sırada bölüm geçme hırsıyla normalde derhal çarpıya basacağınız halde reklamı paşa paşa izliyorsunuz, süreyi de kısa tutmuşlar. E-Çift reklamı vardı mesela, ama ne kadar etkili oluyor tartışılır zira odağımda oyun olduğu için şu anda bile reklam veren sitenin adından emin değilim. Gerçi kullandıkları materyal çok uyduruktu onun da etkisi var, çarpıcı bir ürünle kullanıcıyı daha çok izlettirebilir.
Neyse esas mevzuya dönecek olursak can göndermeyi unutmayın, ve merak etmeyin karşılıksız kalmaz. :)
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Mayıs 2013 Çarşamba
10 Kasım 2012 Cumartesi
Temple Run
Elimde değil bir süredir tek oynadığım şey bu. Telefon ve Facebook oyunlarını genelde insanlardan çok sonra keşfettiğim için güncel akışın gerisindeyim ama yazmadan da edemiyorum, feci sardı!
Aklıma bir dönem Fruit Ninja'ya feci sarmışken bileğimi sakatlamam geldi. Neyse...
İlk başladığımda "Yaşasın 500.000 puan yaptım" deyip sevinir ve büyük başarı kazandığımı sanırken çeşitli milyonlu puanların olduğunu görmemle hafif bir düş kırıklığına uğradım. Sonra milyonu geçtim 5,8 milyon puan yapmış sevinirken önce yanımda 11 milyon rekoru kırıldı, sonra da 13.4 milyon geldi. Bu gazla 8,5 milyon puan yaptım ama bir kaç arkadaşımın 15-20 milyonluk rekorlarının yanı sıra bir de çeşitli ülkelerden manyakların uçuk rekorlarını görünce heyecanınız kaçabiliyor.
Çok da kaçmıyor açıkçası, eğer sıkılmamaya devam edersem 10 milyon puana ulaşma hedefim var. (Ogame'de Deathstar yapma hedefim olduğu günleri hatırladım birden ama ikisi farklı çoook farklı!) Oynarken keşfettiğim çeşitli tüyoları paylaşayım:
- Upgradeleri yaparken önceliği Magnet'e, sonra da Boost'a verin. Magnet süper para kazandırıyor.
- Tüm upgradeleri tamamladıktan sonra o özelliği kapatan "Disable" bölümüne geçiyoruz, ta ki sadece Magnet kalana dek Super Coin-Invisibility-Boost sırasıyla bu upgradeleri kapatın, çok puan kazanırsınız.
- Ancak unutmayın ki çok puan kazanmanın en önemli yolu "Multiplier" sayısının artması. Bunun için de "Objective" bölümündeki görevleri tamamlamalısınız.
- Yeterince puan kazandıktan sonra tüm abilityleri tek bırakarak önce öyun başına 5 Magnet, Invisibility vb" görevleri tamamlayın. Böylece multiplier hızlı artar. Çeşitli karakterleri satın almak, wallpaper açmak vb yolları da var.
- Tabii ki kanatlar. Sırtınızda kanat eksik olmasın. Zaten geçici kanatların fiyatı gayet makul 500 coins. Özellikle 1-2 milyonu geçtikten sonra kanat şart, hatta erken evrelerde bile kullanmanız gerekebilir. Zira ne kadar iyi bir oyuncu olursanız olun oyunun bazı bölümleri kaçınılmaz ölüm tuzaklı olabiliyor.
- Kanat ilk yanıp sönmeye başladığında oyunu yavaşlatmak için intihar edecekseniz hemen yapın çünkü bir kaç saniye sonra Niyazi olabilirsiniz.
- Kalıcı kanat çok pahalı ama iyi bir oyuncuysanız sizi epey koruyabilir, ya da oyunun başında gelebilecek tatsız sürprizi engelleyebilir. (Şahsen sinir oluyorum öyle bir durumda)
- Her oyunda sadece bir kere kalıcı kanat kullanabilir ya da Super/Megaboost kullanabilirsiniz. İkisi de aynı anda kullanılamaz birini seçmeniz gerekli.
- Kişiye göre değişiyor ama benim en rahat oynadığım karakter Amerikan Futbolcusu. Boyutları dışında karakterlerin ekstra bir özelliği yok.
Bir de Agent Dash varmış onu deneyeceğim bir vakit, ama bir süre daha favori oyunum bu olacak gibi görünüyor.
Aklıma bir dönem Fruit Ninja'ya feci sarmışken bileğimi sakatlamam geldi. Neyse...
İlk başladığımda "Yaşasın 500.000 puan yaptım" deyip sevinir ve büyük başarı kazandığımı sanırken çeşitli milyonlu puanların olduğunu görmemle hafif bir düş kırıklığına uğradım. Sonra milyonu geçtim 5,8 milyon puan yapmış sevinirken önce yanımda 11 milyon rekoru kırıldı, sonra da 13.4 milyon geldi. Bu gazla 8,5 milyon puan yaptım ama bir kaç arkadaşımın 15-20 milyonluk rekorlarının yanı sıra bir de çeşitli ülkelerden manyakların uçuk rekorlarını görünce heyecanınız kaçabiliyor.
Çok da kaçmıyor açıkçası, eğer sıkılmamaya devam edersem 10 milyon puana ulaşma hedefim var. (Ogame'de Deathstar yapma hedefim olduğu günleri hatırladım birden ama ikisi farklı çoook farklı!) Oynarken keşfettiğim çeşitli tüyoları paylaşayım:
- Upgradeleri yaparken önceliği Magnet'e, sonra da Boost'a verin. Magnet süper para kazandırıyor.
- Tüm upgradeleri tamamladıktan sonra o özelliği kapatan "Disable" bölümüne geçiyoruz, ta ki sadece Magnet kalana dek Super Coin-Invisibility-Boost sırasıyla bu upgradeleri kapatın, çok puan kazanırsınız.
- Ancak unutmayın ki çok puan kazanmanın en önemli yolu "Multiplier" sayısının artması. Bunun için de "Objective" bölümündeki görevleri tamamlamalısınız.
- Yeterince puan kazandıktan sonra tüm abilityleri tek bırakarak önce öyun başına 5 Magnet, Invisibility vb" görevleri tamamlayın. Böylece multiplier hızlı artar. Çeşitli karakterleri satın almak, wallpaper açmak vb yolları da var.
- Tabii ki kanatlar. Sırtınızda kanat eksik olmasın. Zaten geçici kanatların fiyatı gayet makul 500 coins. Özellikle 1-2 milyonu geçtikten sonra kanat şart, hatta erken evrelerde bile kullanmanız gerekebilir. Zira ne kadar iyi bir oyuncu olursanız olun oyunun bazı bölümleri kaçınılmaz ölüm tuzaklı olabiliyor.
- Kanat ilk yanıp sönmeye başladığında oyunu yavaşlatmak için intihar edecekseniz hemen yapın çünkü bir kaç saniye sonra Niyazi olabilirsiniz.
- Kalıcı kanat çok pahalı ama iyi bir oyuncuysanız sizi epey koruyabilir, ya da oyunun başında gelebilecek tatsız sürprizi engelleyebilir. (Şahsen sinir oluyorum öyle bir durumda)
- Her oyunda sadece bir kere kalıcı kanat kullanabilir ya da Super/Megaboost kullanabilirsiniz. İkisi de aynı anda kullanılamaz birini seçmeniz gerekli.
- Kişiye göre değişiyor ama benim en rahat oynadığım karakter Amerikan Futbolcusu. Boyutları dışında karakterlerin ekstra bir özelliği yok.
Bir de Agent Dash varmış onu deneyeceğim bir vakit, ama bir süre daha favori oyunum bu olacak gibi görünüyor.
15 Mayıs 2012 Salı
Diablo III çıktı!
Sevgili oyunseverlerin 15 Mayıs Diablo bayramını kutluyorum öncelikle. 11 yıllık bekleyişin sonunda oyuna kavuşmanın heyecanı ayrı tabii.
Finallere yakın bir dönemde oyunun satışa sunulması da pek çok bütünleme ve yaz okulu dersini garantiledi muhtemelen.
Taksimde gece satışı için bekleyenler süperdi, bizde de Güney Kore kafası oluşuyor giderek.
Battle.net serverları çökmüş dün haliyle, ya ne olacaktı?
Şu anda bilgisayar başında oynayan, ya da akşam mesai bitip soluğu bilgisayar başında alacak ve büyük bir çoğunluğu erkek olan nüfusa bir kaç tavsiyem olacak:
- Yeme, içme, tuvalet gibi temel ihtiyaçlarınızı gidermeyi unutmayın.
- Çalışıyorsanız izin almanın tam sırası.
- En geç bir iki saatte bir ayağa kalkın, bir dolaşın. (Korelinin teki WOW oynarken öldü hareketsizlikten ama o 48 saat aralıksız oynamıştı yanlış hatırlamıyorsam)
- Kız arkadaşınız varsa, onun hala var olduğunu unutmayın.
- Hava güzel, arada güneşe çıkın; D vitamini faydalı.
- Bu maddeleri sallamayıp oynamaya devam edin.
Finallere yakın bir dönemde oyunun satışa sunulması da pek çok bütünleme ve yaz okulu dersini garantiledi muhtemelen.
Taksimde gece satışı için bekleyenler süperdi, bizde de Güney Kore kafası oluşuyor giderek.
Battle.net serverları çökmüş dün haliyle, ya ne olacaktı?
Şu anda bilgisayar başında oynayan, ya da akşam mesai bitip soluğu bilgisayar başında alacak ve büyük bir çoğunluğu erkek olan nüfusa bir kaç tavsiyem olacak:
- Yeme, içme, tuvalet gibi temel ihtiyaçlarınızı gidermeyi unutmayın.
- Çalışıyorsanız izin almanın tam sırası.
- En geç bir iki saatte bir ayağa kalkın, bir dolaşın. (Korelinin teki WOW oynarken öldü hareketsizlikten ama o 48 saat aralıksız oynamıştı yanlış hatırlamıyorsam)
- Kız arkadaşınız varsa, onun hala var olduğunu unutmayın.
- Hava güzel, arada güneşe çıkın; D vitamini faydalı.
- Bu maddeleri sallamayıp oynamaya devam edin.
15 Mart 2012 Perşembe
Diablo III & Baldur's Gate
Bugün oyunseverler için pek bereketli bir gün, zira hem Diablo III'ün yıllardır süren bekleyişinde son dönemece gelindi, hem de Baldur's Gate sitesindeki geri sayım bitiyor.
Öncelikle Diablo III ile başlayalım, bu konuyla ilgilenip de artık bilmeyen yoktur ama ben de yazayım; oyunun çıkış tarihi 15 Mayıs 2012.
Evil is back.
Blizzard bekletmeyi pek sever malum. Starcraft II için seneler süren bekleyiş 27 Temmuz 2010'da sonlanmıştı. Starcraft: Brood War'un yayınlanma tarihinin 1998 olduğunu düşünürsek bekleme süreci tam 12 yıl sürmüş.
Diablo II: Lord of Destruction ise 2001 çıkışlı, yani Blizzard'ın bekletme süresi sadece 11 yıl; hadi yine iyisiniz.
Mesela Starcraft II Expansion Pack'i Heart of the Swarm sırada ancak onun piyasaya çıkması minimum 2013'ün sonları diye konuşuluyor. (Daha geç çıkmazsa şaşarım, ayrıca şu afişin renklerinin güzelliğine bakın. Kesinlikle mavi ağırlıklı ilk SC2 afişinden daha güzel. En sevdiğim rengim mor ne kadar güzel bir renktir öyle, mesela turuncudan daha güzel o kesin. Ama birlikte iyi gidiyorlar, o da bir gerçek)
Neyse taraflı yayıncılık yapmayalım konuya dönelim. Tarihin açıklanması sonrasında internette çeşitli mecralardaki tepkilerde sokaklarda "Allaahhhhh" diye bağırarak koşan Şener Şen coşkusunu görüyorum. Pre-orderlar başlamış durumda, hayırlı olsun. Tarih de tam mayıs ortası, özellikle sınav dönemlerine denk gelmesi pek çok kişinin başını yakabilir. Bir yerde kızlar için yaslı gün, bir süreliğine onunla vedalaşın diye bir haber okudum, eğlenceliydi.
O zaman eklemeden olmaz, özellikle ilk dakikasını n kere izlediğim oyunun pek güzel cinematic'ini buradan izleyebilirsiniz. (sarı tonlarda çizgi roman "izlemeyi" ayrı seviyorum ben, yetkililer sesimi duysun)
Diğer tarafta ise dediğim gibi Baldur's Gate'in resmi sitesinde süren geri sayım bugün saat 21.00'de bitecek ve oyunla ilgili duyuru yapılacaktı. Ancak ben yazıyı yazarken siteye hala ulaşılamıyor. Söylenen o ki 2012 yazında bir Enhanced Edition BG-severlerle buluşacak.
Ansızın gelen güncelleme, ağır ağır olsa siteye ulaşılabiliyor. Buyrunuz Baldur's Gate Enhanced Edition announcement screenshot:
Herkese kolay gelsin şimdiden, iyi eğlenceler ve iyi asosyalleşmeler. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










