11 Haziran 2012 Pazartesi

Pembe dizi tadında tarih

Öyle bütün gün mitoloji kitabı, psikolojik ya da fantastik bir şeyler okumakla geçmiyor tabii ki hayat. Çeşitli rivayetlerle şekillenmiş kurgusal tarihi romanları pek severim.

Bu ekolün en ünlü temsilcilerinden biri 90'ların ortasında Christian Jacq olmuştu. Ramses serisiyle sağlam bir okuyucu kitlesine ulaşmış, herkesin ilgisini de Mısır'a çevirmişti. Tarihi açıdan saçmalık derecesinde kurgular olmasına karşın çok akıcı kitaplar yazmıştı, beş kitabı beş günde bitirdiğimi hatırlıyorum.


Tam bu ekolden olmasa da Wilbur Smith'in de Antik Mısır serileri son derece sürükleyicidir. Nehir Tanrısı olsun, Yedinci Papirüs olsun çok sevdiğim kitaplar olmuştu. Bir sonraki kitapta ana karakter fazla fantastikleşip sıkıcı hale gelmişti ama ilk iki kitap gerçekten güzeldir. Özellikle serinin ikinci kitabı Yedinci Papirüs, Antik Mısır soslu Indiana Jones uyarlamasıdır.

Yazımızın esas kişisi ise Phillippa Gregory. (Necmiye, Fahriye gibi bir isim sanırsam) Kendisini en çok nereden tanıyoruz: Elbetteki "The Other Boleyn Girl" isimli romanından. Eser ne kadar başarılıysa filmi de o kadar kötüydü. Ancak meşhur "cadı" Anne Boleyn'in hayatını oldukça çarpıcı bir kurguyla anlatmıştı.


Bu kitabın başarısından sonra Tudor Hanedanının hikayelerini yazmaya devam eden Gregory, The Other Boleyn Girl dışında beş kitap daha yazdı. Bir tanesinde VIII. Henry'nin kızları Kanlı Mary ve Elizabeth'in öyküsünü anlattı, bir sonrasında ise Elizabeth ile evli sevgilisi Robert Dudley'in skandal ilişkisini. Konuyla ilgili incelemeyi buradan okuyabilirsiniz. Başka Tudor dönemi karakterleri de diğer romanlarında karşımıza çıktı.

Bu seriyi bitirdikten sonra yaklaşık 30 yıl süren "Güller Savaşı" diye bilinen York ve Lancaster hanedanlarının öykülerini anlattığı beş kitaplık bir seriye başladı. Ülkemizde serinin yalnızca ilk iki kitabı çevrildi.


Geçenlerde de kitapçıda yazdığı ilk seri olan Wideacre Üçlemesinin ilk kitabını buldum, henüz başlamadım bakalım nasıl çıkacak?

Phillippa Gregory'nin dili son derece akıcıdır, ayrıntıları çok vermesine karşın okuyucuyu yormaz ve karakterleri katman katman tanıtarak meraklanmanıza sebep olur. Tarihi açıdan çok tutarlılık ya da gerçeklik aramanızı tavsiye etmem, neticede rivayetleri de eserlerinde oldukça kullanıyor.

Şu bir gerçek ki tarihte bazı olaylar net değil, bazıları ise romanda kullanılacak kadar çarpıcı değil. Örnek vermek gerekirse Antik Mısır firavunu Tutankhamon ve eşi Ankhsenamun çocuk yaşta tahta çıkmış iki kişiydi ve naiplerin kuklası olmak dışında bir şey yapmadılar; ama romanlar ve filmlerde ikisinin de çok daha karizmatik gösterildiği pek çok kurgu kullanıldı. Bu da başka bir yazı konusu tabii.


Bol bol entrika, ihanet, aşk, seks, yalan vb kavramların bol bol kullanılmasıyla hiç bir pembe diziden aşağı kalmayacak kitapları mevcut yazarın, doğruyu söylemek gerekirse daha çok kadın okuyucuya hitap ediyor. Özellikle de yazın plajda okuması çok zevkli.

Bu linkten yazarın kitaplarının isimleri ve kronolojik sıralarına ulaşabilirsiniz.

1 yorum: